Ağustos 15, 2009

Zaman Hüzünlü Hissiyatların Pezevengidir




















doğaçlama ağıtlar
ve günahlarımızın üstüne örtülürken tılsımlı sonbahar
sen olanca masumiyetinle kanser bir çocuğun betimlemelerini anlatıyorsun
aklımda yol zihnimde düşüşlerim var

toz karıştırılmış papik hissiyatı kıvamında
yarı titrek görüyor gözlerini gözlerim
sen bir çocuk doğurursun
ben sokakta torbacı yollarını gözlerim

aslında seninle ölmek isteyecek kadar umut bakiydi ruhumda

senin ellerinde oje olmayışı belki üzerken seni
ben on iki buçuğu ucuza getirmeye çalışıyorum
ellerini açmış tanrı'dan yardım isterken bir deli
sirozdan ölmeyeceğimizi kim garanti edebilir ki...

gözlerin resimlerdekinden daha canlı olsa da hiç bir zaman onları tutamıyacağım...

sana bir ölü adayının kefen parasıyla şarap ısmarlasam eminim reddedersin
elimdeki sigaranın içindeki en kötü maddeyi katran bilirsin
kolonyayı sadece bayramlarda ellerine dökersin sen meleğim...
edebiyatı fazla abarttık
müsade et, klişe bir şekilde öleyim...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder