kim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Temmuz 15, 2020

Ruh'a














Hatıratının doğan gün anlamı olmalı

Olmalı yakınlarda, doğacak bir ihtilal

İhtilal için mutlak, bir ittifak bulmalı

Bulmalı o güzeli, güzel gözleri hilal

Hilal için gerekli, huzur isyan ve sükut

Sükut başlamalı, tan yerinden doğrulup

Doğrulup kam yerinden, uyandırırken günü

Ne unutsun dününü, ne baksın yarına kör

Kör etti gözlerimi, ismi güzel bir kadın

Kadından kurtardı, tek gözlü adam beni

Beni ben bazen, yanlış yerlerde aradım

Aradım gerçekliği, gerçeklik nedir şimdi

Şimdi ezgi başlar, zannetme Gregoryan

Gregoryan değil bu, haykırışı bir halkın

Halkın hatıratının, olmalı ihtilali

İhtilali bulmalı, ismi güzel bir kadın

Kadın unutsun dününü, hilal için gerekli

Kör etti gözlerimi, bir halkın ihtilali...


13.07.2020 İstanbul


Ekim 05, 2010

Siyaha Tutkun Sensizlik Masalları
















Normalin dışında bir mevsim duruyordu gözlerinde asılı
En az üç kere rastladım bir düş görmüş olamam
Silüetin eflatun bir tabloysa eğer
İlk fırsatta ölmeliyim sana seyirci kalamam

Her an kapıyı çalacakmış gibi
Ona asırlar gelen süredir beklediği kısmeti
Masa örtüsü oyalayan bir yandan hasta dedesinin kulunçlarını ovalayan
Saçları örgülü
Genç kızlığı devirdi devirecek masumlara anlatıyorum nedense seni
Gelmeyişinin ardındaki umut dolu umutsuzluğu sanırım bir onlar anlar
Bir de Ekim kokan; içkiden ölesiye nefret eden sarhoş adamlar!

Ayakkabısı olmayan tüm evsizlere bahsediyorum senden
Üstüm başım birkaç kış çıplak
Ayaklarını hatırlamaya çalışıyorum, kaba ayaklarımın arasında kaybolan
Bir de her zaman yetim bir anne gibi sokulgan bakışlarını
Bensiz yarınlarını, sensiz zamanlarımı hayal etmeye çalışıyorum

Anlatsam anlamazsın
Hem bu sefer bırakalım da mermi şarjörde kalsın

Elinde filtresiz sigarası çirkin bir adam
Ölmüş kargalar anlattı da bana
İntikamla uyanıverdim uykumdan
Seni tasavvur ettim de o an
Tekrar bir düşle denk oluverdim

Günahlarım olsa dahi O beni kırmaz
Seni en müstesna sevaplarda saklasın
Yaşasaydım gelmezdin bilirim ancak
Mezarımda hür bir sancak gibi ayaktasın!

Ağustos 25, 2009

Nefes Arası

















Şu zeytinyağından biraz daha ister misin göğüs kafesine
İstifra edebilir miyim parmak uçlarına
İshal olmuş bir emperyalist artığı gibi
Zaman akıntılarından kendime bir akşam üstü çalıyorum

-Elim tende

Yara özünde bir yanılsama,
yaşama ihanet ettiğini kanıtlamak istercesine hayata
Bir kandırma ikileminde kalan yahnilik et kokusu misali
O an
Bir lala urgan asıyor uyuyan bebeğin boynuna
Lala ki bu sisteme küsmüş şizofreni bir burjuva

-Serden yüksek oynayan ölüye yel biçsin

Sorgu odasında köşeye sıkışmış bir tımarhane müdürü
Şiiri unutmuş bir anglosakson avaresi
Ve karşıtken onun görüşlerine tüm kavimsel sülalesi
O hala sen nehri nde can kurtarıyor

-Döl gebe

Irsi bir ödem
Yaşanılan hususlardan geriye kalan çağa isyan edilmiş bir dönem
Bu hususta muhakkak ki kavramlar özürlü doğuyorlar
Ve bu muhakkak ki sizin suçunuz
Siz yani
Gözlerinizden arta kalan bir biz...