hazan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hazan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Eylül 28, 2010

Hançerin Beyhuda Raksı















Ve hala uyuyamadım
Saat sabah on bir çeyrek

Belki de alabildiğine yalın olma halindi hayatın en acımasız şarkısı
Hayata tekmeyi savurmuş bir aile büyüğünden kalan miras gibisin
Har vurup harman savurmak isterken vücudunu
Nefes alışlarının nefes alışlarıma çizdiği paralellerden utanarak
Sana daha ihtiyatlı davranıyorum
Bedeninin muhteviyatını bilmeseydim eğer
Katiyetle benden çocuk doğurmuş olmandan kuşkulanırdım!
Eldivenini düşürmeseydin,ellerinden ruhuma
Muhtemelen daima yalnız kalırdım.

Söyleyeceklerimi kabullenmek zorundasın
Öldürmeyi ve ölmeyi hayatından çıkarmamalısın

Çetin dağ yollarındaki huzurlu seyahatler gibi saçların var
Keyfekeder bir hırsız misali bakışların
Kendimi sana çaldırmak istiyorum tenhada
Toplum polisi yanıma yakalatıyorum seni
Tüm ailesini anti tank mayınlarında kaybetmiş bir jurnalci gibi

Aslında uyku,
Hayat tarafından kurgulanmış en mütecaviz aldatmacadır
Saat başka bir çeyrek ben hala uyuyamadım

Teşbih sıkıntısı çeken kutsal kitap yazıcıları gibi
Tasavvufi bir reveransla Tanrı’dan lütuf beklemiyorum
Kaybetmişim sükuneti karanlık sokaklarda
Seni her cinayetin sonrasında besmeleyle anıyorum
Öylesine soluksuz bir politik dram!

Çağ son hamlesini yaptı
Katıyyetle beden ölümümüzü gerçekleştirdik
Yeniden denemeye mabadı yemeyenler kahvehanesindeyiz
Oturmuş boza içiyoruz sevgilim!
Öylesine tükenmiş,öylesine bitmişiz.
Mazide bir muammada olduğu gibi,
Kahramanlık lakırdıları bile bir heyecan vermiyorlar şimdi kalbe
Sevgilim
Bunca hüsrana ve mağlubiyete rağmen
Gelsen;
Ve kaybolsak bir sükut-u hayalde!

Haziran 24, 2010

Yalanlar, Usanmak ve Kayısı Reçeli












Elinde yediği tatlının kaşığı yarım yamalak kaldı adam
Kadının sürmeyi alelacele bitirdiği ojeli bir tırnak gibi,
Özürsüz bir buket gül bile kalmadı bahçelerde
Tüm vazolar edepli senaryolar yazmaya başladılar içleri boş içleri huzursuz
Yakmayı unuttuğu sigaralar gibi bakıyordu kadına adam
Ağzından istemsiz çıkan bir musiki gibi
Hayatında ilk defa iyiyi oynayan kötü rollerin karakter oyuncusu hali vardı ellerinin kontrolsüzlüğünde
Kadeh yoksunluğu
Kadının gelmeyecek sonsuzluğu
Bazı sigaralar yanar
Gereksiz spotlar kapanır
Tüm şaraplar hayır kurumlarına bağışlanır
Tüm filmler yönetmen yardımcılarına emanet edilir
Mermisiz silahlar gömülür
Matmazelin yüreğinde bilmediği kokuların yoksunluğu
Ruhların uzaklardan gönderdikleri şahane selamlar alınmadan
Yavaşça ama haklı temiz bir veda emanete alınır
Başka bir ritüelde görüşmek üzere
Adam kadının güzel belinden gökyüzüne sarılır...