deneme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
deneme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Eylül 06, 2015

Haiku



I

reddeden intiharını gözün
bir pervazdı 
kirpikler

II

dağlar mecnunun
olacak - destan gibi 
sevmezsem seni

III

yine azrailden bir boş 
tanzaku daha 
istenecek:

adem eksik gidecek
elması yarım kala

IV

iki kez üst -
üste aynı aşka 
düşer mi bir yıldırım?

V

yastığımda bir güz 
dileği gibi 
tutulmuştu yüzün

VI

okşarsa kül renk 
saçlarımı anam
dağılır ök kubbem

VII

onca büyük ki kalbin
o bile
sığıyor içine

VIII

özür dilenir mi ki
dileklik
gökte kayan yıldızdan

IX

bir an yağmur diledim
sana ertelediğim 
sırlardan

X

denizi köpek mi 
ısırmış
kuduzsa eğer dalgalar

XI

beyaz bir kelebeğe benzer
kadınımın 
gelinliği:

tek gecelik bekaret
az manada çok cüret

XII

ölünce kır'ık 
kır çiçekleri dolanacak
boynuma:

kalacak mı öncesi
varacak mı sonraya

XIII

dilimlediler ayı
ve yüzün gibi
eksildi hilal

XIV

bir gittin yel
kovanından damladı bal
kustu saatler

Temmuz 02, 2014

Heceden




kadın
adın ki aklımın içinde
kıvrılıp uyuyor
hecesi iki; bu
masumiyetinden
yahut kirpiklerinin gerçekliğine kıskanç
bir mevsim esrimesinden mi, bilmem

("er geç" mi denirdi "elbet
bir gün" mü yoksa adına?
-kurguya değil vakitlere idi, vurgular oysa
saçma sapan tüfek saçma- hayali yahut gerçeği
farketmezken hasretin vuslata
somut kaftanlar mı biçiliyordu bir anda?
yelkovanın bile titrediği
irkildiği an akrebine sırnaşmaya, yanaşıyordu
süzülüyordu kanatları rüyalarımın narasına
susmalardan örülü bir buket
sunuyordu anlağımın ağına
işte anlak ve sunaklar ne kadar aksa
sadakat
çok mavi sonralar ve deprem
umutsuz demlenmelerine yaşımın
kara tahta tebeşir temaşa!
gün ki aşımın bungun tadına; gün ki sabırdan
sabırsamaktan çatlamış çorak
maskesine mahlasına
başımın... bir yoldu uzanan sevgi nehrinden
demirbaş hislerine yaşamımın
histen gönle buharlaşan iz
deprem: artçıları aşk ve dua
rüyadan kovulmuş riya...)

perde perde perde!

***

umudum haline bürünüyor bağlanmalar
çoğalıyor çağlıyor çarpıyor bir bir haneme
"o" ne değildir öğretiyor tinde
en nihayetinde tende: ne? lav kor kıvrılmalarından
sızıveren kalbime; tarifi tasviri imkansız
parmakları ile bir peri
çığlık oluyor nabzıma günden güne...

Ağustos 20, 2009

Güç Bela


elde edilensin sen
güç bela!

elde edilen
sin'sin sen, bırak da
diş çürüğüne hapsettiğim
sala
sinsin gözlerine

(durma,
var gücünle bizle ikimizi
gücüne gidenlerle karaya bula)

şunu bil mesela
hani sevda cümlelerini
bizlerle donattık ya
gücü de sendin o tamlamaların
aslında
belası da sevgilim;

bel
ası da!

-rest-

Ağustos 19, 2009

İskelet


bir gemiyim, muhtevamda
yalnız
iskele etleri var mürettebatın
toy kemiklerinden soyulu

esir düşmüşken tuzağa,
çımalar gibi kaldırılıp
atılmakta şimdi kafatasım
bir liman...

...ve bir liman daha
uzağa!

Ağustos 15, 2009

Yıkılış Selamı


karanlığa bürüdüm kalemi
deniyorum
yazacak mı diye

seferleri kuşattım dört nal üstüne
yüreğim şaha kalktı ol an
boğmaya çalıştı beni sinsice

anımsadıklarım bekliyor cebimde

epey kısık bir gaz lambası
karşımda duruyor öylece

(odamı bile aydınlatamayacak
iki kelimeyi ayıramayacak
kadarkısık)

hem gitgide de ufalıyor parıltısı.

(nefesim kesiliyor ah,
boğdukça ellerin beni)

en zorlu patikaları
yürüyorum ezbere

bellek iş başında ve
bir bir geliyor yaşantılar
gözfeleği önüne

yol ayrımı tanıdık
geçmişim bu yolları önceden
e adres belli
susuzluğa da dayanırım
yılmak yok o vakit
yürüyorum uzaklara!

dilim kanarken yalnızlıkların ruhuna
bir kadeh görüp
duraksıyorum aniden

izliyorum başlayan filmi

ölümsüzlük iksiri koyuyorlar meçhul adını
içiyorum şüphesiz
sanırım bu denememde tek sorun
mide bulantısı yapan karışımları
katmamam oluyor hesaba

(dikkatsizliğinin kurbanı bir yazar parçasının
süregelen sancı seansları)

kusuyorum

film bitiyor acı son ile
ben yine sensiz ölüyorum
hep geri sarılan bantlar, o güne dek
gözyaşlarını üfürüyor suratıma

ölüme olan aşkından ötürü
yazı bitiyor,
ve son kez döllüyorum kalemi
son kez
aymazca

niyetim belli ve ortada

diğer rakiplerden önce varmak
bu renksiz sonsuzluğa
ve her fani gibi
var vücudumun derinlerinde bir yerde
saklı olan
ömür yarası

hazin sona komşu hiç de
istenmeyen bir damla ter
kırılgan kusur kafatasından
dökülüyor uzuvlarıma.
kışa olan aşkımdan
ötürü yaz bitiyor
üşüyorum

üstünkörü sunum bitimleri gibi
bu şiir de bitiyor sonra...

***

(duyamadım sesinizi dostlar,
kazanç mı?
elimde avucumda ürüyor
harcanmadan tek kalan: bir yıkılış selamı)

-2007?-

Yır Tık Sen Tez

baba sözü dinlerken
soyumuz
nedense dinlenir olmuş
hayat denen
maratonda herkes

affet baba
ver bir ses
ve dilime kus

dolmuş yine seninle
inişinle bu us

ki zaten
yır
tık
bir
sen
tez
-den ötesi

değildir sunduğumuz...