muamma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
muamma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Eylül 23, 2010

Huzursuz Gidişat Semptomları
















Dolu, yağıyor gözlerine
Gönlüm evine elleri boş gelen
Bir baba kadar doru
Siyahlıklar kazıyorum, isli dudaklarından
Ruhundaki kararmalar,tamamen benim suçum

Tecavüz ritüelidir defolu yarınların
Kuytular da buluşur bu şerefsiz paydada
O hususlar kapandı,gezemezsin hep yalın
Cİğerinden emaneti, saplarlar ayazda da

Köşedeki kör bakkal beyaz kadın satıyor
Yanında çolak manav elde beyaz tartıyor
Teklik sıkıştırıyorlar, Bekçi Recep’in eline
Onla çorba içiyor karısı Paytak Emine

İşte buralar eskiden hep onurluktu bebeğim

Velev ki onaylanmamış dualar henüz vardı
Tanrı, bize çocuktan tövbeler yaratmıştı
Şeytan üzülür diye, günaha girdik yine biz
Kerhaneye düşünce, kalamaz kimse temiz

Dürüyorlar defterleri, kuytu mahkemelerde
Kimse dem vuramaz ki haysiyet ve şan nerede
Gettolardan toplarız, çiçekleri yine biz
Sokulgan sevişirsek, güzel kalırız bariz

Muhakkak ki;
Karşında gördüğün jakoben kıvamlı meczup
Bu gözlerinde ölü babanı gömdüğün adam
Kıvamlı ve sağlam
Bir ustura artığıdır meleğim
Altında usülünce kanayabilirsin...

Ekim 20, 2009

Dilde Azap Zamanları














Açıkçası gözlerime gülümsemeni istemem
o sıralarda beni bir narenciye dükkanına bağlıyorlar
Kuşdan çıkabilecek kan biraz roka kokar
Dokunduğun tüm duvarlar cinselliği öğretir sana
Kul olur güzleşirsin
Biri fonda bir şeyler çalar
Uslanmazsın ki bu gayet olağan
Mum olur güzelleşirsin...

Terliklerini avluya bırakır biri ayakların donar
Ağzımı gezdiririm parmaklarında
Yüzüme intihar eder baban
Paraları sakladığın böbreğini satarsın
Gözyaşları kusursuz bir seyahat olabilir
Oysa hiçbirimiz kimseyi elleriyle öldürmedi
Sen bana bir parmağını verdin onu kendi
gözüme kendi dişlerimle soktum
Kendi cesedimi tatile götürdüm
O sıralar bana karşı hayli soğuktun
Hem zaten hiçbir kadın bale yapmaz
Kocasının öldüğü bir inşaat şantiyesinde
Ve hiçbir ruh suçlayamaz annesini
Babası onu bir rahme emanet etmeden öldü diye...

Ağustos 25, 2009

Nefes Arası

















Şu zeytinyağından biraz daha ister misin göğüs kafesine
İstifra edebilir miyim parmak uçlarına
İshal olmuş bir emperyalist artığı gibi
Zaman akıntılarından kendime bir akşam üstü çalıyorum

-Elim tende

Yara özünde bir yanılsama,
yaşama ihanet ettiğini kanıtlamak istercesine hayata
Bir kandırma ikileminde kalan yahnilik et kokusu misali
O an
Bir lala urgan asıyor uyuyan bebeğin boynuna
Lala ki bu sisteme küsmüş şizofreni bir burjuva

-Serden yüksek oynayan ölüye yel biçsin

Sorgu odasında köşeye sıkışmış bir tımarhane müdürü
Şiiri unutmuş bir anglosakson avaresi
Ve karşıtken onun görüşlerine tüm kavimsel sülalesi
O hala sen nehri nde can kurtarıyor

-Döl gebe

Irsi bir ödem
Yaşanılan hususlardan geriye kalan çağa isyan edilmiş bir dönem
Bu hususta muhakkak ki kavramlar özürlü doğuyorlar
Ve bu muhakkak ki sizin suçunuz
Siz yani
Gözlerinizden arta kalan bir biz...