sanrı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sanrı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Nisan 14, 2010

Hüviyetsiz Parmakların İdamı














Anlayamayacaksın yavrucuğum
Masalar durur biz üstüne kadehlerimizi koyarız
Kadehler gider masalar durur
Öyle bakıyorsun gözlerime
Anlayamayacaksın

Devam eden bir hayat her zaman vardır zaten bir yerlerde
Birileri bardağına su doldurur yemek yersiniz
Kimse tırnaklarını batırmaz eline
Ama böyle olursa canın yanar değil mi
Anlayamayacaksın

Pastaneleri kurtaran sabah bozuk para isteyen dilenciler değildir
Ya da trilyonları olan herkes trafikte dilenmez
Raşitik olan sistemdir
Sadece keyiften okeyde taş çalmaz biri
Ama hile oluyor öyle değil mi
Yok
Anlayamayacaksın

Kitaplar her zaman çok iyi arkadaş değildir
Çok ibne olanlarını da tanıdık içlerinden
İyi arkadaş her zaman kokainman olmayabilir
Herşeye hazırlıklı olarak yaşayan sadece delilerdir
Ama onlara üzülüyoruz değil mi
Anlayamayacaksın

Yani aslında uğruna yaşamaya değecek değerler
Hiçbir zaman bize uğur getirmez
Ölmeyi bu yüzden erdem sayarız uğruna öldüğümüz değerler için
Uykusu gelmeye yakın yatak hazırlayanların hali bu
Ya da adamın biri dünyanın sırlarını verirken boşuna delirmedi
Ki bize hep kardeşlerim diye seslendi o
O geçen kuş mu diye bakmanın sana kattığı öznel bir değer yok
Kimse daha çok parası olsun diye kendini yakmaz
Ya da sadece hayattaki en doğru aktivite olması nedeniyle her gün
Şişelerce rakı tüketildiği görülmemiştir
Ancak sen bunları anlayamayacaksın
Bu duruma sinirlenirsem aldırma

Çünkü ben seni fazla desteklenmeyen bir eylemde
Ses telim yırtılırcasına bağırır gibi sevdim

Çünkü ben eğitimsiz ve zulüm görmüş bir halkı sever gibi
Öylesine içten kabullendim seni
Ve bu nedenle ilk cinayetin ben olayım istedim
Aynı tutanakta isimlerimiz yan yana geçsin diye

Bu krizantem hayatı asilce terkediyorum...

Ağustos 17, 2009

Blok 44















ben hiç mermi yemedim göğsümden
oysa adettendir önden giren her mermi de karşılıklı vuruşulmuş sayılır
ben bana yazılmış hiçbir şarkıyla ağlamadım
bu tamamen karşılıklı çatışmamamızın suçu
kafası kopmuş bir genç görmüştüm bir akşam üstü
gülümsüyor mu diye baktım
oysa gayet güzel ölmüştü...
ölülere takır takır şarjörler boşaltıldığı çağdayız
bu yüzden güzel zeytin ağaçları gölgesi yerine
beşinci sınıf kerhanelerde boşalıyoruz hep..
senin elinde gelebilcek bir mermiye itiraz ettiğimi gördün mü hiç
o konu seni sıktı kapatıyorum
sevgilim sanrılarıma sahip çık
ben yatıyorum...

Ağustos 15, 2009

Kibar Bir Şizofreni (belki ölmek en temiz hissiyattır)


çok özür dilerek sohbetinizi bölmek gibi bir kusurda bulunacağım matmazel
varsa bir fincan civa rica edeceğim
ah şu süper egom
her gün en az bir fincan içmezse kusamıyor maalesef
sizde de mi yok; ah, ehem teşkil eden bir husus değil
biraz kefenlik beyazınız var mı
olmadı bir şırıngalık rica edeceğim, o kadar da mı yok..
bu biraz üzücü bir durum fakat çokta üzmemeliyiz kendimizi
kent meydanındaki hahamda biraz olması lazım idi
artık ondan rica edeceğiz mecburen.
siz bay dream'in kızı olmalısınız
aynı bıçak izi var suratınızda, önceden tanımadığım için beni affedin lütfen
babanız kasabanın en iyi kadın tüccarıdır, kendisine saygım olabildiğince geniştir
naçizane iletirseniz sevinirim..
istirham edeceğim, müsadenizle son bir şey sorup hemen gideceğim:
dudaklarınızdan bir parça alabilir miyim
sakın aklınıza kötü bir şey gelmesin
eski sevgilimin kopardığı dudaklarımın yeri için
çok mu kabalaştım çok özür dilerim matmazel..
biraz yana kaymak gibi bir lütufta bulunur musunuz acaba
imkan dahilinde biraz can vereceğim...